İSLAMDA UĞUR VE UĞURSUZLUK

                            İSLAMDA UĞUR VE UĞURSUZLUK
Kıymetli okurlarım her konuda olduğu gibi bu konuda da doğru bildiğimiz birçok yanlışlarımız mevcuttur.
AYET:( Araf-131)“Onlara bir iyilik gelince, “Bu bizim hakkımızdır” derler; eğer kendilerine bir fenalık gelirse Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlardı.”
 Unutmayalım ki; insanın başına Yüce Allah’ın dilemesinden başka hiçbir şey gelmemektedir.
Geliniz  ayete kulak verelim
AYET(Yunus-107)"Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
Araplardan biri yolculuk etmek ya da başka bir iş yapmak istediği zaman bir kuş tutar ve salıverirdi. Kuş sağ tarafa giderse uğurlu sayar ve o işe başlardı. Sol tarafa giderse bunu uğursuz kabul eder ve isteğinden vazgeçerdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu davranışın hükmünü şu hadisinde bildirmiştir:
HADİS:“Uğursuzluğa inanmak şirktir.”
(Ahmed Müsned 1/389, Albânî Sahihu’l-Cami 3955)
HADİS: “Uğur tutmak veya uğursuz saymak için kuş uçuran ve uçurtan, sihir yapan veya yaptıran bizden değildir. Kim bir falcıya gider de söylediğine inanırsa O kimse Muhammed’e(S.A.V)’e indirileni inkâr etmiş olur” (ElcamiusSağîr H.No:7680) buyurmaktadır. Allah Teâlâ’dan ister gibi başkasından istemek, (hâşâ) Allah’a güvenmemek manasını taşır ki; bu durum Allah’ın şanının yüceliğine aykırı bir davranıştır.
Tevhidin kemaline ters düşen bu haram davranışa şunlar da girer:
1) Ayların uğursuzluğuna inanmak. Safer ayında nikâh yapmamak gibi.
2) Günlerin uğursuzluğuna inanmak. Her ayın son Çarşamba gününün sürekli şanssız bir gün olduğuna inanmak gibi.
3) Rakamların uğursuzluğuna inanmak. 13 rakamı gibi.
4) İsimlerin ya da özürlü insanların uğursuzluğuna inanmak. Kişinin, dükkânını açmaya giderken yolda tek gözlü birini görüp, bunu uğursuzluk kabul ederek geri dönmesi gibi. Buna benzer tüm inanışlar haramdır ve şirktir. Rasulullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunlara inanan kimselerden uzak olduğunu bildirmiştir.
İmran ibni Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
HADİS:‘Uğur yapan ve yaptıran, kâhinlik yapan ve yaptıran, sihir yapan ve yaptıran bizden değildir’ buyurdu.”
(Taberani Mucemu’l-Kebir 18/162, Albânî Sahihu’l-Cami 5435)
Uğursuzluk düşüncesine kapılan bir kimsenin yapması gereken şey, Abdullah İbni Amr (Radiyallahu Anh)’ın rivayet ettiği hadiste bildirilmiştir. İşte o hadis
HADİS:Resulullah (sav)'ın yanında uğursuzluktan bahsedilmişti. Buyurdular ki: "Bunun en iyisi fe'l (uğur çıkarma)dır. (Uğursuzluk inancı) bir müslümanı yolundan alıkoymasın. Biriniz hoşlanmadığı bir şey görecek olursa şu duayı okusun: "Allahümme la ye'ti bi'l-hasenatı illa ente ,ve la yedfe'u's-Seyyiati illa ente vela havle ve la kuvvete illa bike. (Allahım! Hayrı ancak sen verebilirsin, kötülüğü de ancak sen defedebilirsin. (İbadet, çalışma, korunma vs. için muhtaç olduğumuz) güç ve kuvvet de ancak sendendir.)
( Ebu Davud, Tıbb 24, (3919)
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
HADİS:‘Uğursuzluk düşüncesi bir kimseyi işinden alıkoyarsa o kimse şirk koşmuştur.’
Sahabeler:
−Ey Allah’ın Rasulü! Bunun karşılığında ne yapmak gerekir? dediler.
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘O kimsenin ‘Allah’ım! Senin verdiğin hayırdan başka hayır, senin verdiğin uğurdan başka uğur yoktur. Ve Senden başka ilah yoktur’ demesi gerekir’ buyurdu.”
(Ahmed Müsned 2/220, Albânî Es-Silsiletü’s-Sahiha 1065)
Az ya da çok kötümser olmak kişilerin tabiatında vardır. Bunun en önemli ilacı ise Allah (Azze ve Celle)’ye tevekkül etmektir. Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
HADİS:“Hangimizin aklına böyle bir şey gelmez ki! Fakat Allah, onu tevekkülle giderir.”
(Ebu Davud 3910, Albânî Es-Silsiletü’s-Sahiha 430)
Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
HADİS:"Hastalığın kendiliğinden bulaşması yoktur. Uğursuzluk da yoktur. Ben hayra yormayı yeğlerim." Sahâbîler:
- Hayra yorma (tefe'ül) nedir? dediler
- "Güzel, olumlu sözdür" buyurdu.
(Buhârî, Tıb 19, 43-45; Müslim, Selâm 102, 107, 110, 114, 116. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tıb 24; İbni Mâce, Mukaddime 10, Tıb 43)
HADİS: "En güzeli hayra yormadır. Uğursuzluk, hiçbir müslümanı teşebbüsünden vazgeçirmesin. Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman; "Allahım! İyilikleri sadece sen verirsin; kötülükleri yalnız sen giderirsin. Günahtan kaçacak güç, ibâdet edecek kuvvet ancak senin yardımınla kazanılabilir" diye dua etsin, buyurdu.
(Ebû Dâvûd, Tıb 24. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II. 387, III, 349)
Bidat ve Hurafeleri ortaya çıkaranlar ve bu hurafeleri yaygın hale getirenler için dünya ve ahiret sıkıntısı vardır. Çünkü iyi bir iş yapan kimsenin peşinden o iş devam ettirilirse alınacak sevaplardan payı vardır. Kötü bir iş yapan, kötü bir çığır açan ise o kötü yolda gidenlerin almış olduğu günahlardan bir payı vardır. Bu sebeple yapmış olduğumuz şeyin İslam Diniyle ilgisinin olup olmadığına bakmalı, dünyamız ve ahiretimiz için faydası araştırılmalı ve sadece gönlümüz istedi diye yapmamalıyız. Peygamber Efendimizin bir hadis-i şerifini sizlerle paylaşmak isterim.
HADİS:“İslâm’da iyi bir çığır açan kimseye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayrılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey noksanlaşmaz. (Müslim, Zekat 69)
HADİSLERDEN ÖĞRENDİKLERİMİZ.
1. Hastalığın kendiliğinden sirâyeti olmadığı gibi uğursuzluk da yoktur.
2. Bazı şeylerin uğursuzluğuna inanmak yasaklanmıştır.
3. Hurâfe ve bâtıl inanışların bir kısmı uğursuzluk temeline dayanır.
4. Her zaman her konuda Allah'ın dilediği olur. Kul tedbirini almalı ama sonucu Allah'tan bilmeli ve beklemelidir.
5. Uğursuzluk vehimleri içinde kıvrananlara dinimiz, tefe'ül (hayra yorma), istihâre namazı ve duasını tavsiye etmiştir.
6. Hz. Peygamber hiç bir şeyi uğursuz saymamıştır.
7. Müslüman, vehimlerle değil Kitap ve Sünnet gerçekleriyle hareket etmeli, hüsnü zan sahibi olmaya özen göstermelidir.

RABBİM BİZİ HER TÜRLÜ BATIL İNANÇTAN MUHAFAZA EYLESİN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder